Yılmaz Özdil 12 gün sonra bomba gibi döndü. Türkiye haritasını kimin değiştireceğini açıkladı

12 gündür YouTube kanalında yayın yapmayan duayen gazeteci Yılmaz Özdil, bomba gibi geri döndü. YouTube’da olmadığı son 12 günde ülkemizde gerçekleşen skandal olaylara dikkat çeken Özdil, 6 başlıkla neler olduğunu yorumladı.

“BİR TABLO HAYAL EDİN, HER GÜN MİLİM MİLİM DEĞİŞİTİRİLİYOR”

Videonun başında Özdil, herkesin bir tablo hayal etmesini istedi. Bu tablonun bir sanat eseri olduğunu ve atalarınızdan bize miras kalmış olduğunu düşünmemizi istedi. Bize ait olan tualin Türkiye coğrafisi boyası, şehit kanı, alın terinden oluştuğuna değinen Özdil, “her sabah uyanıyorsunuz, gururla seyrediyorsunuz ama birileri her sabah sizden önce uyanıyor, o tablonun başına geçiyor orasına, burasına minik minik fırça darbeleri atıyor. Her sabah bir minik fırça darbesi usta işi yani. Küçük küçük değişiyor tablo, aniden değil. Milim milim, ufak ufak, usul usul, alıştıra alıştıra, yedire yedire değiştiriyor. Aradan yıllar geçiyor. Tablo aslında o tablo olmaktan çoktan çıkmış komple değişmiş” dedi.

Söz konusu tablonun değiştirildiğinin ufak ufak, usul usul değiştiğini bir yerden sonra kişilerin kanıksadığını belirten Özdil, “Bakıyorsunuz bakıyorsunuz o tabloya, tablo hala sizde ama o tablo aynı tablo değil.” diyerek ülkedeki her şeyin aslında nasıl, kökünden değiştiğini gözler önüne serdi. Tablonun zamanla orijinal halinin tanınmaz hale geleceğini açıkladı.

TÜRK VATANDAŞLARIN NEDEN TÜRKİYE’DE DEĞERİ YOK

İlk olarak Türk vatandaşlarının neden Türkiye’de değerinin olmadığını anlatan Özdil, kendi tabiriyle ülkenin nasıl ‘dingonun ahırına’ döndürüldüğünü açıkladı. Özdil, “Türkiye’deki kaçak yabancı meselesinin ne hale geldiğini gözler önüne seren feci bir örnek yaşandı” diyen Özdil, Bodrum’da bir Rus kadınla(42), 15 yaşındaki kızı ormanlık alanda öldürülmüş halde bulunduğunu hatırlattı. Kadının eski manken olduğunu, Bodrum’da lüks bir sitede yaşadığını hatırlattı. Çok lüks bir sitede kalan kadının kocası tarafından nasıl öldürüldüğünü anlattı. Özdil, “katil kocada Rus. Paralı asker yani. Edirne’den otomobille giriş yapmış kara yoluyla Bodrum’a gelmiş, otele yerleşmiş cinayetleri o lüks evde işlemiş, cesetleri taşıyıp ormana götürmüş atmış. Sonra yine karayoluyla otomobiliyle Ankara’ya gitmiş, Esenboğa havalimanından Fransa’ya uçmuş, Fransa’dan Litvanya’ya geçmiş ve toz olmuş. Türkiye’nin dingonun ağırına nasıl döndüğünü gösteren hazin bir örnektir bu.” dedi.

Ülkeye kimin girip kimin çıktığının bir öneminin olmadığına değinen Özdil, bu kişilerin için “Oturma izni olmayanlar nasıl oturuyor? Çalışma izni olmayanlar nasıl çalışıyor? Belirsiz ben mesela Bodrum’a giderken yolda 50 defa durduruyorlar. Kardeşim polis durduruyor, jandarma durduruyor, 80 defa kimlik kontrolü yapıyorlar. Bagajıma filan bakıyorlar, alkol ölçümü yapıyorlar. Ama kim olduğu belirsiz Ruslar muslar lüks dairelerde oturuyorlar” dedi.

HERKESİN YAPABİLECEĞİ 3 MESLEK NE?

Özdil, ülkemizde herkesin yapabileceği 3 mesleği açıkladı. Avustralya’nın en çok aranan suçlusunun Türk vatandaşlığı alarak müteahhitlik yapmasına dikkat çeken Özdil, “Bu sahipsiz memlekette üç işi canı isteyen herkes yapabilir” ifadelerini kullandı.

Özdil “Bunlar müteahhitlik, siyasetçilik, gazeteciliktir. Biri yapar, biri onaylar, biri şakşaklar..” dedi.

MESLEK SAHİBİ GENÇLER NEDEN ÜLKEYİ TERK EDİYOR

Ülkemizde eğitimli, meslek sahibi, diplomalı, donanımlı olmanın hiçbir anlam ifade etmediğini belirten Özdil, geçtiğimiz günlerde yapılan Ankaragücü ve Çaykur Rizespor maçındaki skandallarla anlatarak nasıl bu kişilerin itibarsızlaştırıldığını ve meslek sahibi olmayan kişilerin nasıl başa geçtiğini açıkladı.

BİR GECE ANSIZIN GELEBİRİZ SÖZÜNDEN NASIL DÖNÜLDÜ?

Erdoğan’ın bir dönem meşhur olan “Bir gece ansızın gelebiliriz” sözünü hatırlatan Özdil, nasıl bu sözden dönüldüğünü açıkladı. Bu söz söylendikten sonra “Ben bu sözü Yunanistan için söylemedim” dendiğine dikkat çeken Özdil, “Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis jest yaptı. Sınırlarımızdaki yunan adalarına gidebilmemiz için bize 7 günlük vize vereceklerini söyledi. Sayın medyamız da bunu ‘müjde’ diye duyurdu. Oysaki Türkler kendi sınırlarında mülteci turist oldu” dedi.

BAŞIMIZDAKİ SEN DEĞİL MİYDİN REBECCA?

İktidardaki kişilerin başımızdaki olayların gerçekleştiği sırada sessizliğini koruyup sonrasında “nasıl olur böyle şeyler?” demesine tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

Meşhur bir ‘Rebbeka’ hikayesi vardı çok severim. Morris bir gün çlüm döşeğinde yatıyormuş. Rebeka da başında sessiz sessiz gözyaşı döküyormuş, demiş ki Morris ”Ya Rebeka” demiş “Hatırlıyor musun? Yolda yürürken bana otomobil çarpmıştı. Her yanım kırılmıştı. Yine böyle bir hastane odasında ecelle pençeleşiyordum. Başucumda sadece sen vardın” demiş tatlı tatlı saçını okşamış Morris’in Rebeka. Sonra demiş ki, “nasıl hatırlamam Morris’im” demiş “ya ne zor günler atlattık biz” demiş. Morris’in yanaklarından böyle 2 damla gözyaşı süzülmüş, “ahh demiş, ah hatırlıyor musun Rebeka, iflas edip sıkıntıdan kalp krizi geçirdiğimde başucumda yine sadece sen vardın” demiş. Rebeka yine şefkatli şefkatli gülümsemiş Morris’ze demiş ki, “hepsi yaşandı, geçti bir tanem” demiş. “Ne günler atlattık biz” demiş Morriz dertli dertli içini çekmiş “hatırlıyor musun Rebeka beyin kanaması geçirdiğimde azrail ile boğuşurken başucumda yine sadece sen vardın” Rebekka yine “ah nasıl hatırlamam, sakın moralin bozma benim canım Morris’im” demiş “ne günler atlattık biz bunu da atlatırız.”

Morris son bir gayretle kafasını yastıktan kaldırıp demiş ki, “ya şöyle bir düşünüyorum da Rebeka demiş, sen ne uğursuz kadınsın.”

Bakıyoruz şimdi dünyada ne kadar it uğursuz varsa hepsini Türkiye’ye doldurdular. Hepsine kendi elleriyle vatandaşlık verdiler. “Şimdi hiçbirine göz açtırmıyoruz.” falan diyorlar ya. Bütün bunlar memlekete doluşurken başımızda oturan sen değil miydin Rebeka?

CUMHURİYETİN 100. YILINDA ÜLENİN SÜRÜKLENDİĞİ NOKTA

Son dönemlerde de yaşanan “Şeyh Said” olaylarını hatırlatan Özdil, Cumhuriyetimizin 100. Yılında yaşanan bu skandalların bize hiç yakışmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

AKP, Şeyh Said Bulvarı yaptı.

HÜDA PAR ve Dem Partisi Şeyh Said’i şehit ilan etti.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise “Şeyh Said’in anısı ve hatırasına saygı duymalıyız” dedi. Cumhuriyetin 100. Yılında ülkenin sürüklendiği son nokta ise bu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir